Avrupa genelinde 16.000’den fazla bireyin katılımıyla gerçekleştirilen araştırmada kahve, çay ve diğer yaygın içecekler karşılaştırıldı. Elde edilen bulgular, kahve tüketiminin yaşlanma süreciyle doğrudan bir ilişkisinin bulunduğunu ortaya koydu. Bilim insanları, kahvenin içeriğindeki antioksidanların oksidatif stres ve iltihapla mücadelede etkili olduğunu vurguladı. Kavrulmuş kahvenin barındırdığı polifenollerin cildin elastikiyetini ve nem seviyesini korumaya destek olabileceği ifade edildi.
Çalışmaya katılanlar, kahve çeşitlerinin de önemli bir etken olduğunu kaydetti. Polifenollerin ısıya duyarlı olması nedeniyle, daha az kavrulmuş kahvelerin daha koyu kavrulmuş olanlara oranla daha etkili antioksidan özelliklere sahip olduğu bildirildi. Espresso gibi yoğun kahveler ise polifenol zenginliği açısından daha faydalı olabiliyor.
Araştırma, çayın da polifenol içerdiğini ancak bu çalışmada çay tüketimi ile cilt yaşlanması arasında net bir ilişki tespit edilemediğini gösterdi. Ancak önceki çalışmalar, özellikle yeşil çayın UV ışınlarının sebep olduğu cilt yaşlanmasını engellemeye ve ciltteki iltihaplanmayı azaltmaya destek olabileceğini ortaya koyuyor.
Cilt bakımında kahve telvesinin faydalarını da dile getiren uzmanlar, ölçülü kahve tüketiminin önemine dikkat çekmektedir. Günde iki ila üç fincan kahvenin yaşlanma karşıtı etkilerden yararlanmak için yeterli olduğunu belirten uzmanlar, aşırı tüketimin uyku problemleri ve sindirim sorunlarına neden olabileceği hususunda uyarıda bulunuyor.
Ayrıca, kahvenin antioksidan özelliklerinden en üst düzeyde yararlanmak için şeker ve krema eklenmemesi gerektiği ifade edilmektedir. Uzmanlar, tam yağlı süt kullanımının glisemik indeksi düşük tutarak kan şekerindeki ani yükselişleri engelleyebileceğini belirtmektedir.